DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Savaş KARABULUT
Savaş KARABULUT
Giriş Tarihi : 18-03-2021 10:07
Güncelleme : 18-03-2021 10:35

Avcılar'a Neden Komünist Belediye Gerekli ?

31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçiminde Avcılar İlçesinde Bağımsız Sosyalist Belediye Başkan Adayı olmuş bir Jeofizik Mühendisi ve Deprem Bilimci olarak koltuk derdine düşmediğimi ve sürecin “nasıl işletildiğini” takip edeceğimi seçimler öncesinde yaptığım her konuşmamda dile getirmiştim. Avcılar ilçesinde yaşayan her kent sakini de bir mühendis, mimar veya plancı olmadığını bildiğimden, kent sakinleri adına deprem güvenli yapılaşma sürecini takip etmeyi sizler adına karşılıksız olarak üzerime görev edindim!

Sosyalist Belediye Başkan adayı olmamın ilk nedeni “deprem nedeniyle güvenli barınma sorunun çözümü” olmuştur. Bu arada benim adaylığım dışında neredeyse hiçbir aday seçim öncesinde deprem ve güvenli barınma hakkını gündemine almamıştır. Bir başkan adayı olarak, kent sakini adına deprem güvenli yapılaşma sürecinin nasıl yönetildiğini anlamak, öğrenmek ve öğrendiklerimi sizlerle paylaşmanın da doğru bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Çünkü her kent sakini bu tür bilgiye nasıl ulaşacağını bilmeyebilir. Bu arada sürecin kent emekçileri adına doğru ilerlemediğini de beraberinde belirtmek istiyorum. Deprem konusu her kent sakini için yaşamsal olup, güvenli barınma hakkının siyasi iktidar ve belediyeler tarafından sağlanması gerektiğini özellikle vurguluyorum.

Kendisine Halk partili belediye deyip, eleştirdiği AKP’li yöneticiler gibi konut üretim sürecinde fiiliyatta üzerine hiçbir kamu sorumluluğu almadan doğrudan müteahhitle-kent sakinini buluşturan bir belediye; ha AKP’li ha CHP’li olmuş ne fark eder ki, diye söylemeden de geçemeyeceğim.

Sonuçta her iki seçenekte (yani AKP, CHP veya diğerleri) vatandaşın cebinde olmayan paraya kilitlenmiş veya bankalar (eski tefeciler gibi) aracılığıyla kredi kolaylığı sağlama görevi dışında bir iş yapmıyorlar, değil mi?

Avcılar Sosyalist bir belediye ile yönetilmeli derken ise; kamu gücüyle konut kooperatifi kurarak, kent sakininin doğrudan söz-yetki-karar hakkının olduğu, kendi betonunu, işçiliğini ve inşaat malzemesi üretimini de yerelden sağlayan, kimseye rant sağlamayıp, para kazandırmayan ve maliyetine (ortalama 60 bin TL) inşaatı karşılıksız yapan bir belediye yönetim şeklinden söz ediyorum.

Tıp ki; Türkiye Kominist Partili Tunceli Belediyesi içinde kurulan üretim ve tüketim kooperatifi gibi. Tek farkı öncelikle ihtiyacı deprem açısından güvenli konut üretimi olduğundan Avcılar Yapı Kooperatifi’nin kurulacak olması. Unutmadan Tunceli’de kooperatif olmaz diyenler, nasıl kurulduğunu da süreç içinde gördüler ve bugün bu şekilde yönetilmek isteyen yüzbinlerce insan olduğuna da eminim. Bir Tunceli’li olarak şövenistlik yapmak adına bu örneği yazmadım, doğru uygulandığı için bunu örnekledim. Tüm bu koşullar altında Avcılar Belediyesi ise uygulamada da üzerine düşen görevi yerine getirmeli, denetlemeli ve süreci toplumuyla paylaşmalıydı. Oysa paylaşmıyor.

Bu nedenle 18.01.2021 tarihinde CİMER üzerinden 2100313837 sayılı başvuruyla kentsel yenileme sürecinin nasıl yönetildiği öğrenmek ve sizlerle paylaşmak ilişkin online olarak bir başvuruda bulundum. Avcılar Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü (İ.Ş.M.) tarafından 15.03.2021 tarihinde yani yaklaşık iki ay sonra başvurum yanıtlandı. Düşünsenize bir başvurunuza iki ay sonra cevap veren ve verdiği yanıtlarıyla “kent sakinini ne kadar ciddiye alan bir belediye” ile yönetildiğinizi.

Bu arada başvuruma konu olan husus Avcılar Belediyesi’ne sormuş olduğum aşağıdaki soruları içeriyor. Belediyenin ilgili biriminin vermiş olduğu yanıtları okuyunca da çok şaşırmayın, çünkü ben hiç şaşırmadım. Verdikleri yanıtlardan sonra; ne şeffaf, ne katılımcı, ne halkına doğrudan hesap verebilen ve ne de ilgili müdürlük tarafından ne kadar ciddiyetle verilmiş yanıtlar olduğunu sizlerde göreceksiniz. Beş dönemdir CHP’si tarafından yönetilen ve öncesinde hep “İBB yönetimince aldığı kararlarının geçmemesiyle “karalar bağlayan Avcılar Belediyesi’nin CHP’li yöneticileri, son dönemde İBB yönetiminin değişmesi sonrası; iş yapmayı aslında ne olarak tariflediğini ise verdiği yanıtlarda gayet açık bir şekilde ortaya koyuyor. Aslında kamu adına iş yapmaktan imtina eden, serbest piyasa koşullarına göre konut dönüşüm/yenileme sürecini piyasalaştıran, kentsel yenileme süreci için kendine bir iştirak kuran ancak o iştirakın belediyeye ait olmadığını söyleyecek ciddiyetsizlikte çalışan bir kurum olmuş, belediyenin kendisi, Acaba birşey mi saklıyorlar? diye düşünmeden edemiyorum. İşte sorular ve İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün verdiği yanıtları:

Soru 1: İlçemizde bulunan tüm yapı stoğunun belediyeniz ilgili birimleri tarafından kontrol edilmesini, edildiyse mevcut yapı stoğunun olası bir depremdeki durumlarının bu yazıya cevap verildiği gün itibariyle ne olacağının ve olası kayıp durumunu? sorduğumuzda;

(İ.Ş.M.) 1. yanıtı: “2019 Silivri depremi sonrası vedaha sonrasında oluşan talepler üzerine bölge mühendislerimiz tespit için bölgeye çıkmış olup, gidilen ve kontrol edilen binalara bilgi yazısı tarafımızca gönderilmiştir” olarak yanıtlamıştır.

1. soruya verilen yanıtın yorumu: Birinci soruya verilmiş olan yanıttan şunu çok net anlıyoruz. 2019 Silivri depremi öncesinde birşey yapmamış, deprem sonrası ise sadece deprem hasarı nedeniyle ihbar alınan binalara gidildiği ve bunun dışından bir kontrolün yapılmadığını belirtmişler. Yani hala belediye bünyesinde ilçede mevcut yaklaşık 35 bin yapıyı kontrol edecek bir deprem-zemin müdürlüğü veya laboratuvarı yok. Ancak AvBel gibi “aldığı komisyonla” faaliyet yürüten ve/veya çalışan bir sermaye şirketi var. Acaba bu aldıkları komisyonlar nereye ve kimin için kullanılıyor, o da ayrı bir soru. Yani hangi binanın riskli olduğunu bir kamu görevi olarak bilip; ekipleriyle doğrudan tüm binalara gidip araştırma yapmayıp, deprem sonrası kent sakininin ihbarıyla binaya gidip sadece “gözlemsel inceleme” yapan bir belediye ile yönetildiğinizi bilin isterim. Yani deprem olursa vay halimize, diyebiliriz !

------------------------------------------------------------------------

Soru 2: Olası Marmara depreminde İBB olası kayıp tahmini kitapçığında ilçemiz için hesaplanan yıkım ve can kaybı sayısının belediye yönetimi tarafından da sonuçları itibariye doğru sonuçları yansıtıp yansıtmadığı;

(İ.Ş.M.) 2. yanıtı: “Sorunuz ile ilgili cevaplaması gereken kurum İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) görüşülmesi hususu” olarak yanıtlamıştır.

2. soruya verilen yanıtın yorumu: İyi ki İBB yönetimi kayıp tahmin kitapçığını hazırladı. Aksi durumda ilgili müdürlük bu yanıt yerine, riskli yapı tespiti yapan firmalara yönlendirebilirdi. Benim asıl merak ettiğim; Avcılar Belediyesi’nin kendi parti örgütüne mensub İBB yönetimince hazırlatılan raporun sonuçlarını hiç mi merak etmiyor? Gerçekten garip bir yanıt olmuş. Bu arada unutmadan İBB kayıp tahmin kitapçığındaki Avcılar için “hesaplanan” hasar oranlarının son yaptıkları inceleme ve analizlerle 4 (dört) kat daha fazla olduğu sonucuna vardılar. Ancak ne yazık ki Avcılar Belediyesi yöneticileri deprem konusunda o kadar ilgisiz ki; bu soruya kendilerinin verecekleri bir yanıt bile yok!

------------------------------------------------------------------------

Soru 3: İlçede mevcut yönetim göreve gelmesi itibariyle; yıkılan ve parsel bazında yenilenmeye başlanılan yapı sayısını;

(İ.Ş.M.) 3. yanıtı: “Konu ile ilgili tutulan kayıtlar ile ilgili şifahen bilgi paylaşılabilir. Belediyemize gelerek bilgi alabilirsiniz.”


3. soruya verilen yanıtın yorumu: Kent sakinine karşı şeffaf olacağını söyleyen bir Belediye yönetimi resmi yazıya yanıt vermeyip, sözlü olarak yanıt verebileceklerini söylüyor. Düşünsenize Covid19 sürecinde bile belediyeye gelip resmi olmayan bir şekilde, rakamların ne olduğunu afaki bir şekilde söyleyecekler.  Bir kamu kurumu resmi olarak sorulmuş ve kaç binanın kentsel yenileme sürecine girdiğinin bilgisini yazılı değil de, sözlü olarak paylaşmanın amacı ne olabilir? Neden resmi yazıda yıkılan veya yenilenen binaların sayılarını vermiyorlar sizce? Avcılar Belediyesi’ne gidip sorsam, neden öğrenmek istiyorsunuz? diye de onlar bana soru soracaklar, eminim! Bu yazıyı yazmadan önce AVBEL firmasının sabit telefonunu aradım ve birkaç soru sordum. Çalışan emekçi üçüncü sorumdan sonra “sizin amacınız ne, neden bu soruları soruyorsunuz?” diye bana bir soru yöneltti. Oysa bir akademisyen olarak üniversitede öğrencilerim bana soru sorduğunda o kadar mutlu oluyordum ki, sizlere anlatamam. Çünkü cevap veremeyeceğim bir sorunun çıkması beni yeni bir araştırmaya yöneltebilirdi de. Ancak bu kadar derin bir şekilde sorgulamak ve herşeyi doğru bir şekilde anlamak için ilk kural kent ile ilgili yapılanları öğrenmek için soru sormaktan geçiyor.

------------------------------------------------------------------------

Soru 4: Yapı yenileme veya kentsel dönüşüm çalışmalarının hangi firmalar tarafından yapıldığının dökümünü;

(İ.Ş.M.) 4. yanıtı: “Avcılar Belediye Bünyesinin anlaşmış olduğu hiçbir kurum olmamak ile birlikte konu serbest piyasa üzerinden değerlendirildiğinden tarafınızca araştırma yapılarak bulabilirsiniz”.

4. soruya verilen yanıtın yorumu: Avcılar Belediyesi iştirakı olan AVBEL adlı firmasının web sayfasına baktığınızda rahatlıkla hangi müteahhit, riskli yapı tespit ve yıkım / hafriyat vb. firmalarıyla kentsel yenileme işlerini yürüttükleri rahatlıkla görebilirsiniz. Yani benim şahsen anlamadığım AVBEL firmasının web sayfasında bu bilgiler yazdığı halde neden “Avcılar Belediyesi’nin hiçbir kurumla anlaşma yapmadığını” yanıt olarak yazmışlar, çok tuhaf bir durum. Daha kötü olan ise halkçı olduğunu belirten bir CHP’li belediye yönetiminin konuyu serbest piyasa koşullarına taşımış olması. Yani parası olanın hizmet aldığı, müteşebbisin istediği kar’ı elde etmek için istediği fiyatı uyguladığı ve o müteşebbisin istediği kar’ı elde etmesine razı olan bir sözde Avcılar Belediyesi yönetim anlayışla karşı karşıyayız. Yani sormadan edemeyeceğim AVBEL gibi bir sermeye iştirakınız ile iş yapıyorsanız, aynı beton aynı demir ve aynı iç malzemelerini kullanan firmalar için bir fiyat sınırı oluşturup, insanlara çok düşük bedelle teklif veren müteahhit firmalarının yaratacağı sorunlar kadar, çok yüksek fiyat verip kent sakinini tokatlamak isteyenlere karşı halka bir güvence sunsaydılar. Ancak kent sakininin hayatının içinde ne yazık ki yoklar. Kent sakininin sorunu olduğu hiçbir yerde yoklar. Deprem güvenli barınma sorunu yani en temel insan hakkı olan güvenli barınma hakkı da Belediyenin vermis olduğu yanıta göre; “piyasa koşullarına indirgenmiş” durumda. Bunun halkçı belediyecilikle bir ilgisi yok. Tüm bu nedenlerle; Sosyalist Avcılar Belediyesi dışında bu konuyu piyasalaştırmadan, doğrudan güvenli konut sorununu çözecek bir başka çözüm yok! Bir de son olarak yazdıkları “tarafınızca araştırma yaparak” cevabı ise kent sakinini kendi başına bırakan, çözümü de kendisinin üretmesini bekleyen bir anlayıştan öte değil ve çok ciddiyetsiz!

------------------------------------------------------------------------

Soru 5: Yenilemeyi yapan firmaların kaçının Belediye iştirakı olan AvBel bünyesine dahil olduğu;

(İ.Ş.M.) 5. yanıtı: AvBel kurumu Avcılar Belediye sine bağlı bir kurum olmayıp harici yönlendirme ve ortak yol bulmak ve doğru bilgi paylaşmak adına kurulan bir şirkettir.

5. soruya verilen yanıtın yorumu:  Avcılar Belediyesi İmar Müdürlüğü, “AVBEL’in belediyenin iştirakı olmadığını ve belediyeyle bir ilgisi olmadığını” yanıt olarak yazabiliyor. Bu ya “ciddiyetsizlikle yazılmış bir yanıt” olabilir ya da “kendilerine bu ilçede o kadar güveniyorlar ki; biz halka ne yanıt verirsek verelim, nasıl olsa biz bu ilçeyi CHP olarak sonuna kadar yönetmeye devam ederiz”, düşüncesinde ve/veya güvenini taşıyorlar. Ayrıca “belediyeye bağlı olmayan ve piyasa koşullarına göre iş yaptıklarını” ifade ettikleri bir kuruma harici yönlendirmeyi nasıl yaptıklarını, hangi kamucu ve halkçı anlayışla yazmışlar, anlayamıyorum. Bir de tüm bunlar yetmezmiş gibi “orta yolun bulunacağını” belirtip, Avcılar Belediyesi’nin cevap veremediği “o” doğru yanıtı, AVBEL firmasının vereceğini belirtip, kamuya olan güveni yok etme konusunda verdikleri yanıt çok ama çok ilginç olmuş! Ne dersiniz?

------------------------------------------------------------------------

Soru 6: Yapılan yenileme çalışmalarının belediyeniz tarafından zemin etütleri, beton döküm esnasında numune alınıp kontrol edilip edilmediğini;

(İ.Ş.M.) 6. yanıtı: Zemin etüt raporları İmar müdürlüğünde bulunan zemin ve jeoloji mühendislerimiz tarafından raporlar kontrol edilmektedir.

6. soruya verilen yanıtın yorumu: Kamucu ve Halkçı olacağını iddia edip yola çıkan bir belediyenin ilk yapacağı iş kamu adına yani kent sakini adına “yerinde” zemin etütlerinin ve inşaat beton dökümü aşaması ve gelişmesini denetlemesi ve kontrol altında tutmasıdır. Ancak sadece “masa başında hazırlanmış raporları” kontrol edip, piyasalaştırdıkları kent yenileme sürecinde özel teşebbüse sonuna kadar güvenip, o güvenle halkına ışık tutabiliyorlar. Ne de olsa Avcılar “Parlayan Yıldız”, değil miydi? Kamuculuğun ilk işi denetimdir. İki gün sonra yeni yapılan bir bina yıkılır veya büyük hasar alırsa, bunun sorumlusu sadece o işi yapan müteahhit değil, aynı zamanda kamu yani belediye ve merkezi iktidardır, diye boş yere söylemiyoruz.

------------------------------------------------------------------------

Soru 7: Yeni yapıların inşası sürecinde belediyeniz bünyesinde sahada kamusal denetimin yapılıp yapılmadığını sordum;

(İ.Ş.M.) 7. yanıtı: Bölge mühendislerimiz yapım aşamasında olan yenilenen binaları projesine uygun olup olmadığını belirli süreler ile kontrol etmektedir.

7. soruya verilen yanıtın yorumu: Belediye yönetimine sorduğum soru çok net bir cevabı arıyor. Bir önceki soruda sormuş olduğum gibi, “yerinde kamusal denetim yapıyor musunuz?” Ancak bu soruya verilen yanıt yine çok ciddiyetsiz bir şekilde yazılmış ve “belirli sürelerde kontrol edilmektedir”, denmiştir. O belirli süreler, nedir? Yani inşaat başladığında ve bittiğinde mi? Unutmadan bu noktada hatırlatmak isterim ki; yapı denetim kanunu çıktığında doğrudan müteahhitin verdiği para karşılığında o müteahhiti denetleyen yani patronunu denetleyen bir işçinin mümkün olup olmadığını” bana söyleyebilir misiniz? Tabi ki mümkün değil! Bu nedenle yeni yapılan binalarda bile ciddi usulsüz uygulamalar olduğunu hergün Avcılar sokaklarında gezerken görüyoruz. Bu nedenle kamu bütçesi kadar kamusal denetimin de belediye tarafından yapılması deprem güvenli barınma hakkının tesisi açısından hayati öneme sahiptir. Sosyalist bir Avcılar Belediyesi olsaydı, bu denetim yerinde ve kat sakinlerine doğrudan bilgi veren bir şekilde yürütebilirdi.

Son söz olarak Avcılar ilçesini Sosyalist bir Avcılar Belediyesi yerine, kendisine halkçı diyen bir CHP’li belediyenin yönetmesini siz Avcılar’lı kent sakinleri seçti. “Sonuçlarına da birlikte katlanacağız?” mı diyeceğiz, yoksa “yukarıda ifade ettiğim unsurlar dahilinde sonuna kadar hakkımızı savunacak bir kent savunması mücadelesi mi vermeliyiz?” bu konu tamamen sizin kararınız! Bir de Avcılar’da mevcut yönetime destek verip, kendilerine alan açmak ve belediye içinde kadro bulan bazı Demokratik Kitle Örgütleri ve Siyasi Partiler aldıkları kararın hatalı olduğuna ne zaman karar verecekler? dersiniz. Herşeyi seçime indirgemiş bir sosyalist bakış açısı olabilir mi? Tabi ki hayır. Çünkü bunun adımı mevcut kapitalist sistem içinde çözüm bulmak adına reformizden öteye gidemez. Bu nedenle güvenli barınma hakkı yönetimsel olarakta devrimci bir dönüşüm olmadan mevcut sistem içinde çok ama çok zordur.

Günümüzde Avcılar Belediysi gibi uygulamalarda deprem güvenli barınma hakkı sistemsel bir hastalığa dönüşmüştür. Bu sistemde emekçiler ve ezilenler adına doğru kararlar alınması da doğal olarak beklenemez. Bu nedenle siz şimdiden Avcılar Sosyalist Belediye’nin inşa süreci için çalışmaya başlayın, diye öneriyorum. Yoksa kapitalist sistemin sizlerin emeğinizi ve alınterinizi hergün sömürdüğü ve sizleri ezdiği gibi, deprem dalgaları binanızı yıktığında, yıkılan binalarınızın altında kalıp, tekrar fiili olarak ezilecek ve hayatınıza son verecektir! Sözde Halkçı Belediyecilik değil, özde Sosyalist/Komünist belediyeler yaşatır.


Dr. Savaş KARABULUT (Jeofizik Mühendisi, Sismoloji Doktoru)
 

NELER SÖYLENDİ?
@